BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİGİ 06/03/2008 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI

Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (AİÖK), Türkiye'nin kurucu üyelerinden olduğu Avrupa Konseyi'nin bir denetim organıdır. AİÖK, Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi'ne taraf ülkelerde, hürriyetinden mahrum edilmiş kişilerin tümüyle, hiçbir kısıtlama olmaksızın görüşmek hakkına sahiptir. Kuruluş, üye ülkelerin hepsine planlı ya da önceden bilgi vermeksizin ziyaretler gerçekleştirmekte, bulgularını ilgili Hükümete iletmektedir. AİÖK'nın raporları ve Hükümetlerin bu raporlara yanıtları ilke itibariyle gizli olup, ilgili Hükümetin izni ile yayımlanabilmektedir.

Bilindiği üzere, İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü bulunan, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın zehirlendiği yolunda 2007 Mart ayında adıgeçenin avukatlarınca ortaya atılan iddialar üzerine, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hükümlüden numuneler alınarak İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda tahliller yapılmış ve tahliller sonucunda Kurumun zehirlenme iddialarının asılsız olduğu yönündeki tespiti, 12 Mart 2007 tarihinde anılan Cumhuriyet Başsavcılığımızca kamuya açıklanmıştı.

Daha sonra, AİÖK'nın 19-22 Mayıs 2007 tarihlerinde İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ni ziyareti sırasında, hükümlü Öcalan'dan saç ve göğüs kılı örnekleri alınmış, bilahare sözkonusu numunelerin tahlilleri AİÖK'nın belirlediği uzmanların da katılımıyla 29 Ekim-6 Kasım 2007 tarihlerinde Türkiye'de, TÜBİTAK'ta yapılmıştır.

AİÖK'nın 19-22 Mayıs 2007 tarihinde adaya yaptığı ziyarete ilişkin rapor, buna Hükümetimizin zamanında vermiş olduğu yanıt ve AİÖK'nın zehirlenme iddiaları konusundaki bulgularını içeren ek rapor, anılan belgelerin gizliliğinin kaldırılmasına yönelik iznin Hükümetimizce verilmesinin ardından, 6 Mart 2008 tarihinde AİÖK tarafından yayımlanmıştır. Anılan belgelere, AİÖK'nın www.cpt.coe.int adresinden ulaşılabilmektedir.

Türkiye'de gerçekleştirilen son derece ayrıntılı ağır metal tahlilleri sonuçlarına ilişkin analiz ve değerlendirmeler, AİÖK tarafından bağımsız uzmanlara yaptırılmıştır. Bahsekonu uzmanların analiz ve değerlendirmeleri sonucunda AİÖK'nın hazırladığı rapor, hükümlüde hiçbir zehirlenme bulgusu olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. AİÖK'nın yorumunda, “AİÖK tarafından görevlendirilen uzmanların bulguları, hükümlünün ağır metal zehirlenmesine maruz kalmadığını göstermektedir. Kıl numunelerinde görülen yüksek değerlerdeki baryum, magnezyum ve stronsiyuma ilişkin olarak, uzmanlar bunların muhtemelen çevresel faktörlere bağlı olduğunu değerlendirmiştir” ifadelerine yer verilmektedir. Yorumda, her halukarda, toksik olmayan bu maddelerle ilgili olarak tespit edilen değerlerin hükümlünün sağlığı için tehlike teşkil etmediği görüşü belirtilmektedir.

Öte yandan, AİÖK'nın yukarıda belirtilen İmralı ziyareti sırasında hükümlü Öcalan'ın sağlık sorunları hakkında gündeme getirdiği hususlar çerçevesinde, mutad sağlık kontrollerine ek olarak, gerekli muayene ve tahlilleri yaptırılmış ve sonuçları AİÖK'ya iletilmişti. Bu konuda, AİÖK'nın raporunda vardığı sonuç, hükümlünün röntgenlerinde endişe edilecek bir bulguya rastlanmadığı, burnundaki geniz akıntısı gibi sıkıntıların ise Türkiye'deki mahkumiyetinden yıllar önce geçirdiği bir cerrahi operasyondan kaynaklandığı şeklindedir.

AİÖK'nın raporu ve raporun ekindeki belgeler, PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın ve PKK yandaşlarının uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik çabalarının ve iddialarının ne derece yanıltıcı ve gerçek dışı olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.