::: BASIN AÇIKLAMASI

 

19.05.2009 tarihli bazı basın yayın organlarında, Danıştayın verdiği bir kararla ilgili haberin “Adalet Bakanlığı Dinletemez” başlığı ile duyurulduğu, haber içerikleriyle başlıklarının örtüşmediği ve haberlerin içeriğinde iki konunun birbirine karıştırılarak verildiği görülmüştür.

            Adalet Bakanlığının dinleme yapma veya yaptırma yetkisi olmadığı açık bir gerçektir. Bu açık gerçeğe rağmen son günlerde ısrarla Adalet Bakanlığının dinleme yaptığı veya yaptırdığı yolunda çıkan haberlerle kamuoyu yanlış bilgilendirilmektedir.

            Öncelikle bugün (19.05.2009) haber konusu yapılan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı; 14.01.2007 günlü 26434 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik”in bazı maddelerinin Danıştay 10’uncu Dairesince yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine Bakanlığımızın yaptığı itirazın reddine dair bir karardır. Bu yönetmelik ve yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verilen maddeleri, Bakanlığımıza dinleme yetkisi vermemektedir. Söz konusu Yönetmelik Ceza Muhakemesi Kanununun 135-140’ıncı maddesinin uygulanmasını düzenleyen bir Yönetmeliktir. Ve yasaya dayanarak çıkarılmıştır. Burada yeni hükümler getirilmemiş, ilgili yasa maddelerinin tekrarları ile bunların nasıl uygulanacağı gösterilmiştir. Danıştay’da görülmekte olan davanın esası hakkında bir karar da verilmemiş olup, dava devam etmektedir.

            Ayrıca, son dönemde basında konu ile ilgili yer alan haberlerde, Adalet Bakanlığının dinleme yetkisinden ve hâkim–savcıları dinlettiğinden bahsedilmektedir. Bu haberler de gerçeği yansıtmamaktadır.

            Yargısal bir faaliyet olan dinleme ile ilgili Bakanlığımızın doğrudan veya dolaylı bir yetkisi bulunmamaktadır. Ceza Muhakemesi Kanununun 135 ve devamı maddelerinde sayılan katalog suçların işlenmesi durumunda dinleme kararının hâkim tarafından verileceği, acil hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da 24 saat içinde hâkime onaylatılmak kaydıyla bu kararın verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

            Söz konusu suçların hâkim ve Cumhuriyet savcıları tarafından işlendiğinin iddia olunması halinde, Anayasanın 144’üncü maddesindeki “Hâkim ve savcıların … görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri tarafından yapılır. Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırabilir.” hükmü gereğince Cumhuriyet savcıları kendileri doğrudan soruşturma yapamayacağından konuyu Adalet Bakanlığına bildirmekte, Adalet Bakanı da iddiayı ciddi bulması halinde konunun tahkiki için bir adalet müfettişi veya muhakkiki soruşturma yapmak üzere görevlendirmektedir.

            Soruşturma görevi verilen adalet müfettişi veya muhakkik soruşturma sebebiyle ilgili hâkim veya Cumhuriyet savcısının dinlenmesine ihtiyaç duyması durumunda Mahkemeye başvurarak soruşturulan hâkim veya Cumhuriyet savcısının dinlenmesini talep edebilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus adalet müfettişi veya muhakkikin kendiliğinden dinleme yapamamasıdır. Adalet müfettişi veya muhakkikin yetkisi hâkimden bu yönde karar istemekten ibarettir. Dinleme mutlaka hâkim kararına dayanmak zorundadır. Hâkim kararı olmadan dinleme yaptırılması mümkün değildir.

            Mahkemelerce daha önce Ceza Muhakemesi Kanununun 135’inci maddesine göre verilmiş dinleme kararlarının icrası sırasında; dinleme konuları ile ilintili, doğrudan veya dolaylı görüşme yapan, dinlemeye düşen, hâkim veya Cumhuriyet savcıları hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarının, Bakanlığımıza yaptığı ihbarlardan yola çıkarak Adalet Müfettişlerince son 5 yıl içinde 69 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında mahkemelerden dinleme kararı alınmıştır. Bunların bir kısmı hakkında mahkemelerce tutuklama kararı verilmiş, bazılarına kamu davası açılmış, diğer bir kısmı hakkında ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca disiplin cezası verilmiş veya açığa alma tedbiri uygulanmıştır. Bir kısmının soruşturması ise devam etmektedir.

            Bugün itibariyle adalet müfettişlerinin aldıkları kararlara dayanarak dinlenen hâkim ve Cumhuriyet savcısı bulunmamaktadır.

            Basın  yayın organlarında yer alan haberlerle kamuoyunun yanlış bilgilendirilmemesi açısından bu açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

 

Kamuoyuna  saygı ile duyurulur.