en tr

BAKAN GÜRLEK  17 YIL ÖNCE ‘ŞÜPHELİ’ ŞEKİLDE HAYATINI KAYBEDEN BEHÇET OKTAY’IN AİLESİ İLE BİR ARAYA GELDİ06.08.2026

ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK: “SONUNA KADAR BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Eski Başkanı Behçet Oktay’ın şüpheli ölümüyle ilgili “Karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi” dedi.

Bakan Gürlek, “FETÖ’nün radarındaydı” dediği Oktay’ın oğlu ve kız kardeşini kabul etti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 25 Şubat 2009’da Ankara Dikmen'de park halindeki aracında kanlar içinde bulunan ve ölümü kayıtlara ‘intihar’ olarak geçen Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Eski Başkanı Behçet Oktay'ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile Bakanlıkta bir araya geldi.

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının karanlık kalmış, henüz aydınlatılmamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için yaptığı çalışmaları hatırlatan Bakan Gürlek, “Bu konuda da özellikle ailelerimizle görüşme yapıyoruz. Çünkü sizin gözlemleriniz, ilk olay anında gördükleriniz, bilgileriniz sıcağı sıcağına çok önemli. Bu konuda toplantılara önem veriyoruz. Tekrardan başınız sağ olsun” diye konuştu.

“FETÖ’NÜN RADARINDAYDI”

Bakan Gürlek, olayın gerçekleştiği tarihte Oktay’ın FETÖ’nün radarında olduğunun altını çizerek, “Çok önemli. O tarihlerde Sayın Müdürümüz, FETÖ’nün radarındaydı. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman 2009 yılı” dedi.

Özellikle 2007 -2010 arasındaki olayların, çok ayrıntılı incelendiğini belirten Bakan Gürlek, “Hrant Dink, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti. Daha sonra da rahmetli Behçet Oktay'ın ölümünden dolayı bu tarihlere iyi bakıyoruz. Özellikle burada bir FETÖ'nün parmak izi çıkabilir mi? Çünkü genelde bir organize eylem olabiliyor” şeklinde konuştu.

“OLAYDA ŞÜPHELİ HAREKETLER VAR”

Olayda şüpheli hareketlerin olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, “Özellikle olay tarihindeki bir bölgesel baz istasyon çalışması yapılması gerekiyor. Genişletilmiş. Yani telefon sinyalleri kimler bulunuyor? Gerekirse geçmiş örnek kamera görüntülü var mı? Kimler irtibatlı? Onlara bakmak lazım. Müdahale eden ilk olaya müdahale eden kimler? İşte görevli polisler kimler o tarihteki” dedi.

“FARKLI BİR GÖZLE DOSYALARI TEKRAR İNCELİYORUZ”

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında görev yapan personelin teknik ve profesyonel olduğunu ifade ederek, “Yani zaten bu birim kurma amacımızın da biz özellikle ayrı bir bakış açısıyla, ayrı bir gözle dosyada henüz aydınlatılmamış ya da ortaya çıkarılmamış teknik delilleri ortaya çıkartmak. Tabii şu an günümüz teknolojisi gelişti. Daha fazla, daha farklı yöntemlerle inceleme yöntemimiz var. Arkadaşlarımız çalışıyor. Burada daire başkanımız var. Altındaki hakimlerimiz var. Savcılarımızla, Ankara Başsavcılığımızla da irtibatta” diye konuştu.

“EN UFAK AYRINTIYI BİLE DEĞERLENDİRİYORUZ”

En ufak bir ayrıntıyı bile değerlendirdiklerini dile getiren Bakan Gürlek, “Ama burada özellikle o tarihteki atmosfere bakmak lazım. Yani rahmetlinin öldürüldüğü ya da işte intihar eyleminin gerçekleştiği tarih 2009 tarihi. O tarihteki Türkiye atmosferine bakmak lazım. Yani burada kim menfaatine olacak bu eylem?” dedi.

“SONUNA KADAR BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

Bakan Gürlek, dosyayı en ince ayrıntısına kadar takip edeceklerini ifade etti. Bakan Gürlek şu ifadeleri kullandı: “Özellikle biz devlet olarak yanınızdayız. Özellikle sonuna kadar bu işle mücadele edeceğiz. İnşallah burada karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi.”

“FETÖ’NÜN GAZETELERİ OKTAY’I ERGENEKON’A DAHİL ETMEYE ÇALIŞTI”

Oktay’ın kız kardeşi Şule Oktay dönemin Taraf ve Zaman gazetelerinin Ergenekon soruşturmaları sürecinde Behçet Oktay’ı gündeme taşıdığını belirterek,” İbrahim Şahin'e yakın Başkan neden alınmadı, Ergenekon şeyine dahil edilsin diye” sürekli mobbing haberler yapıldığını ifade etti.

DOSYA APAR TOPAR KAPATILDI

Olay günü eve gelip yemek yemeyi planlayan Behçet Oktay’ın son anda bir yemek organizasyonu gittiğini ifade eden Şule Oktay, “ Gece saat 3’te kapımız çaldı. Behçet Oktay intihar etti diye. Saat 4’te bizim biletlerimiz alındı. Apar topar uçağa bindirildik. Birinci haftasında yeğenlerim çağırılmış. Soruşturma bitti. Yani dosyada hiçbir inceleme yapılmadı, bizim bilgimize dahi başvurulmadı. 2 adet cep telefonu var bunlara yer verilmedi. Kasasının anahtarı alınmış götürülmüş. Telefonla görüşmeler yapılmış. Dosyayı kapattılar” dedi.

Şule Oktay, “Ağabeyim sağ eliyle çay bile karıştırmazdı” diyerek Behçet Oktay’ın her iki elinde de barut artığı bulunduğunun kayıtlara geçirilmesinin şüphe uyandırıcı olduğunu belirtti.

“SİLAHTAKİ MERMİLER BABAMA AİT DEĞİL”

Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay da silahtaki mermilerin hiçbirisinin babasına ait olmadığını dile getirerek, “Babam hep aynı mermileri kullandı. Yedek şarjör olan mermiler aynı ama silahtaki mermiler babamın mermileri değil” dedi.

“KOMŞULARIMIZ HEP FETÖCÜYDÜ”

Oturdukları lojmandaki komşularının çoğunun daha sonra FETÖ'den firari olduğunu belirten Burak Oktay, “Mesela buna babamı korumaları da şahit. Ondan sonra zaten bu oturduğumuz lojman itibari bütün konuşlarımız FETÖ'den firariler. Babamı Hizbullah militanı diye dinlemeye aldırdılar. Firari Recep Güven ‘kendisini öldürttü’ yorumunu yaptı” diye konuştu.

Şule Oktay ve Burak Oktay konuyla yakından ilgilenilmesi ve kendilerini kabul etmelerinden dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek’e teşekkür etti.