en tr

BAKAN GÜRLEK: "KİMSE HUKUKUN ÜZERİNDE DEĞİLDİR, HİÇBİR VATANDAŞIMIZ DA HUKUKUN KORUMASI DIŞINDA DEĞİLDİR"02.09.2026

“BU MAKAMI BİR UNVAN DEĞİL, MİLLETİMİZİN VE DEVLETİMİZİN BİZE TEVDİ ETTİĞİ BÜYÜK BİR EMANET OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye Cumhuriyeti’nin; köklü devlet geleneği, güçlü kurumları ve milletin iradesi üzerinde yükselen bir hukuk devleti olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ben de 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanı olarak bu makamı bir unvan değil, milletimizin ve devletimizin bize tevdi ettiği büyük bir emanet olarak görüyorum" dedi.

Adalet hizmetlerinin kişi, düşünce, makam ayırt etmeksizin, milletin tamamına karşı taşıdığı müşterek bir sorumluluk olarak değerlendirdiğini ifade eden Bakan Gürlek, “Kimse hukukun üzerinde değildir; hiçbir vatandaşımız da hukukun koruması dışında değildir” diye konuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde düzenlenen Adli Yıl Açılış Programı'na katıldı.

Konuşmasında tüm yargı teşkilatı mensuplarının yeni adli yılını kutlayan Bakan Gürlek, “Zabıt kâtibinden kürsü heyetine, infaz koruma memurundan merkez teşkilatımıza; ülkemizin en ücra köşesinde hukuk ve adalet nöbeti tutan savcılarımızdan yüksek yargımızın kıymetli mensuplarına kadar, her nerede ve hangi görevde olursa olsun, bu kutsal cübbeyi üzerinde taşıyan ve şanlı tarihimizin en köklü kurumlarından biri olan bu yüce çatı altında görev yapan bütün yol arkadaşlarımın yeni adli yılını kutluyorum” ifadelerini kullandı.

“EN ÖNEMLİ KONU VATANDAŞIN ADALET SİSTEMİNE GÜVENİ”

Kendileri için en önemli konunun vatandaşların adalet sistemine duyduğu güven olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Zira adalet, devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin en temel dayanaklarından biridir. Vatandaşımız; hakkının korunacağına, haksızlığa uğradığında hukuk düzeninin kendisine güvence sağlayacağına, suç işleyenin hukuk önünde hesap vereceğine ve masum olanın korunacağına inanmalıdır” dedi.

“BEN 86 MİLYOM VATANDAŞIN ADALET BAKANIYIM”

Türkiye Cumhuriyeti’nin; köklü devlet geleneği, güçlü kurumları ve milletin iradesi üzerinde yükselen bir hukuk devleti olduğunu dile getiren Bakan Gürlek, “Ben de 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanı olarak bu makamı bir unvan değil, milletimizin ve devletimizin bize tevdi ettiği büyük bir emanet olarak görüyorum. Adalet hizmetlerini kişi, düşünce, makam ayırt etmeksizin, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız müşterek bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum. Kimse hukukun üzerinde değildir; hiçbir vatandaşımız da hukukun koruması dışında değildir” diye konuştu.

“SUÇLUNUN CEZALANDIRILMASI KADAR MASUMUN KORUNMASI DA ADALETİN GÖREVİDİR”

Kamu vicdanını yaralayan yolsuzluk iddialarının da titizlikle ele alınacağını kaydeden Bakan Gürlek, kamu gücünü, kamu kaynağını veya kendisine tevdi edilen yetkiyi kişisel ya da örgütsel menfaat için kullananlara karşı hukukun gereğinin yapılmasının hukuk devletinin temel şartlarından olduğunu söyledi.

Milletin ortak kaynaklarını hedef alan hiçbir hukuka aykırılığın karşılıksız kalmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, soruşturma ve yargı süreçlerinde temel ölçünün hukuk ve somut deliller olacağını belirterek şöyle konuştu:

“Milletimizin ortak kaynaklarını ve kamu düzenini hedef alan hiçbir hukuka aykırılığın karşılıksız kalmaması, hukuk devletinin ve adalete duyulan güvenin temel gereğidir. Ancak bütün bunları yaparken temel ilkemizi hiçbir zaman unutmuyoruz. Suçlunun cezalandırılması kadar masumun korunması da adaletin görevidir. Devletimizin gücü, en ağır suçlarla mücadele ederken dahi hukuk içerisinde kalabilmesinden kaynaklanmaktadır. Hukuk millet için; millet de devleti var etmek için vardır.”

“YARGININ GÜCÜ BAĞIMSIZLIĞINDAN, TARAFSIZLIĞINDAN, HUKUKA BAĞLILIĞINDAN KAYNAKLANIR”

86 milyon vatandaşın bizden hızlı, adil, eşitlik ilkesine bağlı, güvenilir ve makul sürede sunulan bir adalet hizmeti beklediğinin altını çizen Bakan Gürlek, “Milletimizin bu beklentisini karşılamak ancak teşkilatımızın bütün unsurlarının ortak gayretiyle mümkündür. Hâkimlerimiz ve Cumhuriyet savcılarımız; kanuna ve hukuka bağlılıkla, dosya kapsamındaki delilleri titizlikle değerlendirerek ve vicdani kanaatleri doğrultusunda görevlerini yerine getirmektedir. Yargının gücü bağımsızlığından, tarafsızlığından, hukuka bağlılığından ve verdiği kararların gerekçeli, adil ve güvenilir olmasından kaynaklanmaktadır” ifadelerini kullandı.

“YARGIYA GÜVEN, ÜZERİNDE HASSASİYETLE DURDUĞUMUZ TEMEL MESELELERDEN BİRİDİR”

Adalet teşkilatının her mensubunun mesleki etik değerlere ve kamu hizmetinin gerektirdiği sorumluluk anlayışına uygun hareket etmesinin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, “Yargıya güven, üzerinde hassasiyetle durduğumuz temel meselelerden biridir” dedi.

Savunmanın adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, avukatların mesleklerini daha güçlü, güvenli ve çağdaş şartlarda yerine getirebilmeleri amacıyla meslek örgütleriyle istişarelerin sürdürüldüğünü belirtti.

Avukatlık mesleğinin sağladığı güveni ve mesleki nüfuzu suistimal eden kişilerin hem vatandaşlara hem de avukatlık camiasının itibarına zarar verdiğine dikkati çeken Bakan Gürlek, bu tür suistimallere karşı gerekli hassasiyetin gösterilmesinin önem taşıdığını söyledi.

“KÜRSÜNÜN YÜKÜN KALEMİN AĞIRLIĞINI BİLİYORUM”

Hayatımın büyük ve önemli bir bölümünü bu çatı altında, adliye koridorlarında, hâkim ve Cumhuriyet savcısı olarak geçirdiğini belirten Bakan Gürlek, “Bugün Adalet Bakanlığı görevini üstlenmiş olmanın bende sizlere karşı ayrıca büyük bir mesuliyet duygusu oluşturduğunu ifade etmek isterim. Bu camianın mutfağında yetişmiş bir kardeşiniz olarak kürsünün yükünü, kalemin ağırlığını, taşra adliyelerimizin şartlarını, personel ihtiyacını ve fiziki imkânların adalet hizmetinin niteliği üzerindeki etkisini yakından biliyorum” dedi

“ADALETİN YÜZYILI BİZİM İÇİN BİR SLAGON DEĞİLDİR”

Milletin adalete olan güvenini daha da güçlendirmek için ise yalnızca mevcut sistemi işletmekle yetinemeyeceklerini söyleyen Bakan Gürlek, “Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda bu dönemi aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak istiyoruz. Adaletin Yüzyılı bizim için yalnızca bir slogan değildir. Vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaştığı, yargılamaların makul sürede sonuçlandığı, hukuki güvenliğin ve öngörülebilirliğin arttığı, savunmanın güçlendiği, adalete erişimin kolaylaştığı ve teknolojinin adalet hizmetinin hızına ve kalitesine katkı sunduğu bir Türkiye hedefidir” dedi.

“TÜRKİYE’NİN TEMELİNDE GÜÇLÜ HUKUK, GÜÇLÜ HUKUKUN TEMELİNDE İSE MİLLETİMİZİN ADALETE DUYDUĞU GÜVEN BULUNMAKTADIR”

Yeni adli yılda daha hızlı, daha etkin, daha erişilebilir ve daha öngörülebilir bir adalet sistemi için çalışmaya devam edeceklerini belirten Bakan Gürlek, “Adaletin Yüzyılı” hedefinin, hukukun üstünlüğünün daha da güçlendiği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, vatandaşların haklarına zamanında ulaştığı, terörün ülke gündeminden çıktığı, suç ve vesayet yapılanmalarının devlet kurumlarında kendisine alan bulamadığı bir Türkiye ideali olduğunu kaydetti.

Adalet Bakanı Gürlek, şunları kaydetti:

“Bu hedefe yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına, hukukun üstünlüğüne, insan onuruna ve milletimizin adalete duyduğu güvene sahip çıkarak ulaşacağız. Çünkü güçlü Türkiye’nin temelinde güçlü hukuk, güçlü hukukun temelinde ise milletimizin adalete duyduğu güven bulunmaktadır.”

“YARGININ GÜNLÜK İŞLEYİŞİNİ DAHA VERİMLİ HALE GETİRECEĞİZ”

Yargının günlük işleyişini daha verimli hâle getirecek yeni sistemler kurduklarını söyleyen Bakan Gürlek, “Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarıyla uzun süren dava ve soruşturmaların sebeplerinin daha erken tespit edilmesini, hedef sürelerin daha sağlıklı takip edilmesini ve adalet hizmetlerinin verimliliğinin sürekli ölçülerek geliştirilmesini amaçlıyoruz. Yargısal kararın içeriğine değil, yargı hizmetinin daha düzenli, daha hızlı ve daha etkin işlemesine katkı sağlayacak idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesine odaklanıyoruz” diye konuştu.

HIZLI, GÜVENLİ İLETİŞİM KANALI 135 ALO ADALET

Bu anlayışın son adımlarından biri de Alo Adalet 135 hizmeti olduğunu belirten Bakan Gürlek, “1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot bölge olarak başlayan uygulamayla, özellikle uzun süren dava ve soruşturmalara ilişkin vatandaşlarımızın başvurularını hızlı ve güvenli biçimde ilgili mercilere ulaştırabilecekleri yeni bir iletişim kanalı oluşturduk. Vatandaşımızın sesini daha doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden ve çözüm üretme kapasitesini artıran bir adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz” dedi

“ÇOK SAYIDA FAİLİ MEÇHUL DOSYAYI AYDINLATTIK”

Bakan Gürlek, faili meçhul olaylar ve kamu vicdanında yıllardır cevap bekleyen dosyalar üzerinde hassasiyetle durduklarını ifade etti. Bakanlık bünyesinde oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmalarıyla geçmişte aydınlatılamamış dosyaları günümüzün teknolojik ve kriminal imkânlarıyla yeniden değerlendirildiğini söyleyen Bakan Gürlek,“Bu çalışmalar kapsamında bugüne kadar çok sayıda faili meçhul olayın aydınlatılmasında önemli mesafe alınmıştır. Aradan geçen zaman, maddi gerçeğin değerini azaltmaz. Kamu vicdanında kapanmamış her dosyanın hukukun imkânları ve somut deliller çerçevesinde titizlikle ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Aynı şekilde tüm daire başkanlıklarımız da adalet hizmetlerindeki verimliliği artırmak uğruna yoğun mesailerine devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

“YEŞİL VATANIN KORUNMASI DA HUKUK DEVLETİ SORUMLULUĞUNDA”

Bakan Gürlek, ‘Yeşil Vatan’ın korunmasının da hukuk devletinin sorumluluğu altında olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, “Kasten çıkarılan yangınlardan sabotaj girişimlerine, ihmali davranışlarla büyük çevre zararlarına sebep olan eylemlere kadar bu alandaki soruşturmaların titizlikle yürütülmesi ve maddi gerçeğin süratle ortaya çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Yeşil Vatan’ı korumak yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerimizin hakkını korumaktır. Bu yaklaşım Bakanlığımızın son dönem çalışmalarında da açık biçimde ortaya konulmuştur” dedi.

“UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN, HUKUKUN VE SOMUT DELİLLERİN GÖSTERDİĞİ İSTİKAMETTE MADDİ GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKARILACAĞINA İNANIYORUZ”

Hiçbir dini yapılanmaya, milli oluşuma veya toplumsal fayda amacı taşıyan insani ve sosyal projeye karşı olmadıklarını vurgulayan Bakan Gürlek, toplumun değerlerini istismar eden, insanların iyi niyetini ve güvenini kötüye kullanan, hukuki boşluklardan yararlanarak haksız menfaat sağlayan kişi ve yapılara karşı hukuk içerisinde mücadele edileceğini belirtti. Adalet Bakanı Gürlek, “Biz hiçbir dini yapılanmaya, milli oluşuma veya toplumsal fayda amacı taşıyan insani ve sosyal projeye karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz, toplumumuzun değerlerini istismar eden, insanların iyi niyetini ve güvenini kötüye kullanan, hukuki boşluklardan yararlanarak haksız menfaat sağlayan, milletimizin vicdanını zedeleyen ve kamu düzenine zarar veren gerçek veya tüzel kişilerdir. Bu yapılara karşı yürütülen mücadelede, ucu nereye giderse gitsin, hukukun ve somut delillerin gösterdiği istikamette maddi gerçeğin ortaya çıkarılacağına inanıyoruz.” dedi.

“SOKAK ÇETELERİ, ORGANİZE SUÇ YAPILANMALARI İLE MÜCADELEYİ HUKUK DEVLETİ ANLAYIŞI İÇİNDE DEĞERLENDİRİYORUZ”

Bakan Gürlek, “Milletimizin huzurunu tehdit eden uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar, sokak çeteleri, organize suç yapılanmaları, suç gelirlerinin aklanması ve yeni nesil dijital suçlarla mücadeleyi de aynı hukuk devleti anlayışı içinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Ailelerimizi ve gençlerimizi hedef alan; dini, millî ve insani duyguları suistimal eden, insanların güvenini kötüye kullanan veya suç gelirleri üzerinden haksız menfaat sağlayan yapılara karşı yürütülen mücadelede yargı mensuplarımızın hukuka bağlı, somut delile dayalı ve titiz çalışmalarını takdir ediyoruz” dedi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ ZEDELEMEYE YÖNELİK GİRİŞİMLERE KARŞI DİKKATLİYİZ”

Bakan Gürlek, Türkiye’nin uzun yıllar ağır bedeller ödediği terör meselesine ilişkin “Terörsüz Türkiye” hedefinin milletin ortak geleceği, toplumsal huzur ile milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek şöyle konuştu:

“Şehitlerimizin aziz hatırasını ve gazilerimizin fedakarlığını daima muhafaza ederek, devletimizin ve milletimizin birliğinden, ülkemizin bütünlüğünden ve hukuk devletinin temel esaslarından hiçbir şekilde taviz vermeden, terörün ülkemizin gündeminden tamamen çıktığı bir Türkiye hepimizin ortak temennisidir. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ilerlerken, bu hassas süreci istismar etmeye, toplumsal huzuru bozmaya veya provokasyonlarla milletimizin birlik ve beraberliğini zedelemeye yönelik girişimlere karşı sizlerin de dikkatli ve duyarlı olmasını arzuluyorum.”

Bakan Gürlek, 2026-2027 Adli Yılı’nın ülkeye, millete ve hukuk camiasına hayırlı olması temennisinde bulunarak, adaletin tecellisi için görev yapan hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, avukatlara ve adalet teşkilatının bütün mensuplarına teşekkür etti.

Bakan Gürlek, konuşmasında bütün şehitleri ve şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rahmet, minnet ve şükranla andığını ifade etti.

Törene, Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, HSK Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Başsavcılar, Başsavcı vekilleri, çok sayıda yargı camiasından isim ve Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz da katıldı.